Çarşamba, Ekim 03, 2012

Hüzne Dair!



Sessiz bir çığlık hepimizi sarmadı mı? Aynı görüşü paylaşmadığımız ama aynı havayı soluduğumuz insanlarla bile aynı fikirde değilmiyiz!Belki bu yazımı görenler şöyle düşünür adı Kore Aşığı o ne anlar ki...
Sadece huzursuzum sadece ümitsizim.. Hergün binlerce kez tanımadığun insanlara dua etmek,artık vazife gibi gelir oldu..

Bir kadın kocası tarafından..Bugün de malesef bir şehit verdik.. Atanmayı bekleyen öğretmen dayanamadı intihar... Komşumuz bize savaş açtı.. Cinnet geçirdiler..Bir bebek çöplüğe terk edildi.. Küçük yaşta tecavüze uğradı... Trafik kazasında...

Bu sonu gelmeyen cümleleri bizim tamamladığımız bir yerde yaşıyorken nasıl yalın ve sadece kendini düşünen bir insan olur ki insan! Bugünlerde ümitsiz oluşumdur belkide bu yazıyı yazarken ki amacım.. Öyle hoşnutsuz öyle doyumsuz ve benimci bir millet oluyoruz ki.. Kendime kurduğum ütopyanın bu olmadığını anladım..Şimdi keşke küçük olsaydım ve tek sorunum bir oyuncak bebeği istemek ve onun hayalini kurmak olsaydı..

Büyümek pekde güzel bir şey değil ... Güzel gördüğüm bir geleceğe inancım olsaydı sanırım bu sözleri yazan insana ''hoşnutsuz ve sabit fikirli'' derdim .

Çocuklar ahh çocuklar hayatınızda hiç esirgeme kurumlarını ziyaret ettiniz mi? Nasıl sevgiye aç nasılda ümitle bekliyorlar sizi..Sıcak bir bakışınızı sizden aslında tek bekledikleri hasret kaldıkları tek şey saçlarını karıştımanız birde gülmeniz...Nasıl terk eder bir anne evladını nasıl bırakabilir bir baba çocuğunu..

Hiç şehit annesi ile tanıştınız mı? Tanışmadıysanız bunu tavsiye etmiyorum çünkü  içinize kezzap dökseler o bile daha az acıtır.. 'Anne geleceğim dedin, Bu tabutta neyin nesi bu sen değilsin, geleceksen iki ayağın üzerinde çık karşıma,Oğlum kalk..''

Daha küçük  yaşında tecavüze uğrayan E... 20 sine gelince hayat kadını oldu.. Hayat ona zaten ismini vermişti.. Erkekler bir  et gözü ile bakarken kadınlar ona kötü kadın diyordu.. Onu kimse dinlemiyordu ki.. Kimse bilmezdi zorla tecavüze uğradığını sonra yine ailesi tarafından 70 yaşında adama satıldığnı..Buna dayanamayıp şehre kaçtığınında bilemezdi E.. bu dünyanın çivisinin çıktığını..Gözünü bir pavyonda açtığında daa 18 indeydi.. 20 sinde bir nezarete düştüğünde..''Ben böyle olsun istermiydim..''dedi ve hayat sadece ona bu hakkı veriyordu...

Binbir hayaller kurar kadınlar evlenmeden önce..Gelinliğin çiçeğinden üzerindeki incilerini daha 13 yaşında hayal eder.. Her kadın gibi göreceli prens adayı vardır..Bir gün onu bulduğunu sanır..EVLENİR.. Hayat hiçte hayal ettiği prensi veya kendisini hayal ettiği eş değildir..10 yıl sonra artık dayanılmaz olan bu evlilik mahkemeye taşınır..Mahkeme ya devam ederken yada bitttikten sonra gazenin üçüncü sayfasında koca bir manşet vardır.. ''KOCA KARISINI HUNHARCA KATLETTİ''

Şu zor günlerde kızmayın bana kaçmak geliyor açıp haberleri izlemek istemiyorum..Adalete olan inancım kalmadı ağzında gümüş kaşıkla doğmayanlar beni anlar yazımın siyasi değilde insani olduğunu.. Hayallerine uzak kalmışlar ümitsizce ağlayıp sonra yine gülmeye başlayanlar umarım beni anlarsınız..Bir gün bu ülkede güzel şeylerin olacağınıda ümit etmek istiyorum...Bir kadının yaşadıkları ile değil yaptıkları ile namusunun konuşulduğu bir yer olmasını umut etmeyi umut ediyorum..Bir gün daha şehit haberi duymamayı bir ailenin acıdan kahroluşunu izlememeyi umut etmek istiyorum..Küçük yaşta hayatı kararan çocukların artık sadece gülmesini umut ediyorum...Bu kötü şeyler devam ederse yaşlanmaktan korkmamayı umut etmeyi umut ediyorum..Söylenecek o kadar söz var ki sanırım daha fazla yazamaycağım.. Kısaca bu hayatta da insan mutlu olabilirmiş demeyi umut etmeyi umut ediyorum...HOŞÇAKALIN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder