Pazar, Kasım 06, 2011

K.Will Kadife Sesli Prens


Blog camiasında yeni olan ben Kore Aşığı kafasına ne gelirse yazıyor:) Şimdi sizlere aslında yeni keşfetmediğim hiç sevmesem de meşhur A Love To Kill dizisinin şarkılarını seslendiren bu muhteşem ötesi herkesin oppa listesinde olması gereken meşhurrrrrr:) şarkıcı K.Will oppayı tanıtmak istiyorum:))

 
Kim Tae Woo , Kim Gunmo, Kim Bum Soo, Park Jın Young
ve K.Will Kore'nin gelmiş geçmiş (tabi benim bildiklerim) en iyi şarkıcılarından Neden mi? İnanın dinlemek lazım diyorum ki ben çok farklı müzikleriden hoşlanan biriyim evrensel diyorum kendi müzik anlayışıma:)) Bülent Ersoy fanatiği olurken Zeki Müren sevmemek olur mu? Michel Jackson çılgını olupda Thalia ve Hulio Eglasias delisi ben:)) Hatta bu aralar Japonca bile dinliyorum:))anlayın neden evrensel:))


Neyse konuyu dağıtmak istemiyorum K.Will neden sadece o? Şuan mp3 çalarımda telefonumda bilgisayarımda çalışırken otobüsde durakta vesayre heryerde dinlediğim şahıs:)) neden mi hemen söylüyorum daha doğrusu ben değil oppa söylesin neden Kore Aşığı beni dinlemekten bıkmıyor:)




İşte Adam şarkı söylemiyor resmen aşk yaşıyor:)

Gerçek adı.Kim Hyung Soo olan oppa tek tutkusu şarkı söylemek olduğunu söylüyor (ki heryerinden belli oppa:)) sesine aşık olasım var yani) Ayrıca sıkı bir besteci Kore'de ki popüler her dizde bilin parmağı var:) yani anlayacağınız ha bizim Serdar Ortaç beste fabrikatörü Ha bizim K.Will oppa:))

Sesine hayran olduğum Wonder Grils grubunun Nobody şarkısını nasıl söylüyor:))


Kısa yazıların bolgcusu olduğumdan sizlere son bombasını bırkıp dinlemeniz için baskı yapıcam:))




İşte benim şarkım işte günlerdir kendimi alamadığım şarkı evde otobüsde durakta uyurken faln fistan dinliyorum:)))


Bu videoda nacizane çevirisini yaptığım video:))))
Sevgili canlar sevdiklerimi sizlerle paylaşmak inanın harika bir duygu:)) K. Will ile size Arigatto:))



Pazar, Ekim 30, 2011

**Hano Yori Dango **


Uzun zamandır oturup çok zek alarak yazdığım daha doğrusu yazmaya çalıştığım KORE AŞIĞI bloğumdan uzak kaldım..:)) Bu gerçekten üzücü daha yeni başladım ama uzun zaman olmasına karşın farklı bir dönüş yaparak Japon bir dizi ile dönüş yaptım.Bu benim Kore dizileri ve filmleri haricinde izlediğim ilk farklı uzak doğu yapımı:)) o nednle iyi okuyun benim gibi Kore Aşığı biri Japonları ne kadar sevmiş:))

Öncelikle söze nasıl başlanır bilmem ..Sevgili kardeşim Kore Delisi bloğunda görmüştüm ve onun bir kaç övgüsü hep bende kulak aşinalığı yaptığından ve günlerden bir gün işten geldim amaçsızca Kore dizilerinden sıkıldığım bir vakit kafamda ampüle benzer bir ışık yandı:)) Hano Yori Dango ya dedim '' Nasıl yapmışlardır ki sıkılarsam kapatırım şöyle bir bakayım'' dedim ve şuan finale 1 ve izlemediğim bir filmi kaldı ki ben acayip sıkılgan biriyim sarmadımı hemen bırakıyorum:))


Neyse çok gevezelik yapmak istemiyorum benim gibi bu şahane yapıttan daha haberi olmayanlar varsa sizlere şöyle tanıtayım:)



Makino Tsukushi, zengin ve güçlü ailelerin çocukları olan F4 veya Flower 4 olarak adlandırılan 4 genç yönetimindeki okulda tek fakir öğrencidir. Domyoji Tsukasa grubun lideri ve Domyoji World Finance Group’un varisidir. Hanazawa Rui içine kapanık biridir, Nishikado Sojiro kendilerine ait Çay Serenomi Okulunun çalışanı ve varisidir. Mimasaka Akira bir playboy dur. Eğer öğrencilerden biri F4 grubunu kızdırırsa dolabında kırmızı bir not bulur. Notu alan okulda küçük düşürülür ve okuldan uzaklaşmaya zorlanır.

Makino kırmızı notu almadan okul günlerinin çabucak geçmesini umut eder. Ama bir gün arkadaşını korumak için Domyoji’nin karşısına dikilir. Ertesi gün Makino dolabında kırmız bir not bulur. Okulda küçük düşürülüp, aşağılanmasına rağmen yinede okula gitmeye karar verir çünkü o aynı bir “Yabani Ot” gibidir :) . F4 grubuna karşı savaşacağını söyler. Makino’nun kararlılığı Hanazawa Rui garip bir şekilde ilgisini çeker. Bu arada Makino’da en büyük düşmanı Domyoji Tsukasa karşıyı romantik duygular canlanmaya başlar.

Dizi Kamio Yoka tarafından yazılan ''Hano Yori Dango'' mangasından sinemaya uyarlanmışdır..

Makino Tsukushi Fakir genç kızımız :) Geum Jandi faciası gibi değildi oldukça iyi bir oyuncu salak halleri yoktu o nedenle Makino tatlım sen dizi boyunca favorimdin bence güzelsinde ama o boyun birazdaha uzun olabilirdi:))
Kim demiş Japonlar çirkin olur diye:)) Başrol oyuncısı olan Tsukasa dişlek olmasına rağmen çok sempatik ve yakışıklıydı gülmediği sürece adam tam bir olay:)) çok sevdim Min Ho'nun oynadığı roldeydi yalnış atasözlerini çok fazla anlayamadım çünkü Japonca dan hiç anlamıyorum:)) Koreceden anlıyorum sanki ama şugarip ki alt yazılı videolardan hoşlanmıyorum ingilizcem olmasına karşın ingilizce alt yazılı video izlemek bile bayıyor beni Korece hariç:)) Japonlarda fena konuşmuyormuş:)) onu anladım ama..

Ve benim Ruim:)) başta Hyun Joong'un rolünde gördüğüm zaman elbette hyun oppa daha iyi dedim ama hayır ya bu adam gerçekten doğal güzellik sarı saç Hyun oppaya yakıştığından bin misli doğal durmuş:) çok sevdim hatta bu diziyi birazda ondan dolayı sevdim:))) Sarı kafam ve inanılmaz bir omuz yapısı var:)) çok karizmasın Rui:)) ve kıza ''MA-Kİ-NO'' demesi çok tatlıydı hecelerken çok şeker..

Bilenler bilir ben ilk Kore dizilerine Bof ile başlamıştım:)) ve o dizide Kim Bum benim favorimdi:) halada öyle o çok iyi bir oyuncu Japon versiyonunda ki Sojiro 'jiro' Kim Bum kadar yakışıklı olmasada inanın onun kadar sempatik ve karizmatik:)) özellikle minik bir ağzı var deliyim değil mi:))) Bence adam yıkılıyor ağlayınca çirkin oluyor ağlamasın dövecem onu:))

Akira:)) ah akira ismin haricinde ve oyuncluğun haricinde tipim değilsin..Ama grçekten çok komik di:))





Yazık sana:)):((



Hepinize Arigato diğerek yazıma son veriyorum dizi hakkında sadece düşüncelerim kesinlikle izlenmeli:)) bence harika..

Pazartesi, Eylül 26, 2011

Super Junior 슈퍼주니어_A-CHA_MUSIC yayınlandı!!



Sizlere en uzun yazımı yazıyorum :)))Super Junior 슈퍼주니어_A-CHA_MUSIC yayınlandı!!


Adları gibi bu süper çocuklar grup üyesi Hecchul'u askere yolladıktan sonra önce Teaser'ı çıkmış olan bu mükemmel şarkıyı yayınladılar... Şarkı bir kaç saat içinde 200 bine yakın kişi tıkladı bunun yaklaşık 100 bin keresi benim olmalı o kadar beğendim..

Tek kelime ile Eunhyuk hayranı olan ben ona resmen bu klipte hayran kaldım danslar mükemmel...Sarı saçları  karizma başka bir şey değil..

Ve göz ağrım kalp sızımdan sonra ..Hecchul, Kyuhun oldukça mükemmel gözküyorlar..

Leetuk sesine hayranım havasına bitiyorum adam yürüyen olay...

Ve ve bu nasıl ilginç bir yazı oluyor ya...E.L.F görse şok olur ama gerçekten olağnüstü bir klip emek harcandığı her saniyeden belli oluyor ..Siwon haricinde her üyeyi seviyorum kızmayın bana ama nerde çok popüler var ona gıcık oluyorum:)))


Klip izle diye bağırıyor bence her saniye dinlenebilir bir şarkı...







Perşembe, Eylül 22, 2011

The King and the Clown/ Kral ve Soytarı


Söze nereden başlasam bilemiyorum.Bu filmi nasıl anlatsam..Film Kore'nin en yüksek hasılatlı en çok izlenen filmi ve karşınızda Kral Ve Soytarı.  Afişten anlayacağınız üzere film tarihi konusuda çoğu Kore Tarihi filmlerinde olduğu gibi gerçek olayları anlatmaktadır...Kore'nin en ünlü en çok izlenen filminin yanı sıra 2005 yapımı olmasına karşın 2007'de Oscar adayı olmuştur..(İzlemeniz şiddetle tavsiye edilir avrupa bile fark ettiyse :D)



Filmi yeni izledim daha önce neden izlemedim benim gibi kore aşığı olan biri için gerçekten üzücü..


Oyuncular

* Lee jun-ki Gong-gil adında kız kılıklı bir soytarı


* Jung Ji-Young Kafayı sıyırmış zalim Kralı oynuyor


*Karm Woo-Sung Diğer soytarı Gong-gil in savunucusu zeki palyaço 

*Kang Sung-Yeon
Kıskançlığın zirvesinde ketum entrikacı kralın gözde cariyesi

Soytarılar..


Hayatını insanları eğlendirmek için soytarılık yaparak kazanan insanların hikayesi.. Gong-Gil her kadını kıskandıracak her erkeğide etkileyebilecek kıza benziyen bir adamdır,hayatını kız kılığına girerek diğer soytarı adamla birlikte gösteriler yaparak kazanmaktadır.Ama gelin görün ki Gong-gil (Lee Jun-ki) Bir kadın kadar çekici olunca onu izleyen şehvet düşkünü adamlarında gözdesi oluyor.Burada Lee Jun-Ki'nin muhteşem oyunculuğunu anlatmak inanın saatler alır o kadar mükemmel bir oyunculuktur anlayacağınız.Gösterilerindeki kadın kıyaetlerini yapılan makyaj ve dans ile Jun-ki'yi tanımayanlar direk kız derler ve yaptığı jest mimikler ile gerçekten oscarlık oyuncu..


Kadın kıyafetleri giyince gerçekten çok güzel oluyor ben bile kıskandım hani film boyunca en çok dikkatimi çeken kibar elleri benim bile böyle bir elim yok dedim:) Filmdeki danslar gerçekten özel olarak hazırlanmış çok estetikdi.Filme dönersek Gong-Gil'in erkeklerin gözdesi olması ona aşık olan diğer soytarı adam buna tahammül edemez ve bir şekilde onuda yanına alarak Seul'e birlikte giderler.Seul' gittiklerinde Kral'ı hicvetmeye başlarlar öyleki bunda başarılı da olurlar.Günlerden bir gün Kral'ın en yakın adamı bu gösteriyi izler.Onların yaptığı gösteride Kral'ın en mahremi haremini anlatıyordur Kral'ın eskiden ünlü bir ahişeyi gözdesi yapmasını anlatıyordur..İnanın o sahnelerde resmen kopmuştum gerçekten olağnüstü bir anlatım  şekliydi..Kral2ın adamı bu olayı gördüğünde bunu suç olarak görmüş hemen askerlerini yollatıp onları yakalamıştır evinin önünde onları öldüresiye dövmeye hazırlanırken soytarı adam bağırarak isyan ediyor.
_Böyle ölemeyiz herkez gösterimize güldü.Kötü bir şey yapmadık.Kral'da gülecektir.Tabi Kralın adamı bunu duyunca ''Ne yani Kral'amı izleteceksiniz'' Soytarı ''Evet Kral gülmezsse o zaman karar verirsiniz...''


Kral'ın ilkkez kız kılıklı Gong-gil'i gördüğü yer


Bizim soytarılar korka korka.. Kral ve tüm
bakanların önünde Kral ile dalga geçtikleri oyunlarını oynamaya başlarlar.Ama kral da ne kral bildiğiniz psikopat manyak denilecek statüde zalim bir adam.Tarih kitaplarında bile Kral'ı böyle anlatıyorlar tabi benim gibi manyak demiyorlar :D Ama bildiğiniz psikopat küçükken annesinin zehirlenerek öldürülmesini hiç bir zaman kabullenememiş şuan ki kişiliğini o travma yüzünden olduğu her halinden belli etti film boyunca ama bu adam gerçekten harika bir oyucu.Öyleki soytarılar korkarak gösterilerini sunarken son ana kadar herkezin yüzünde asık ifadeyi Gong-gil'in muhteşem sahnesinde Kral bildiğiniz kopuyor.Psikopat Kralın kahkahaları tüm sarayı çınlatıyor.Kral o an bir karar veriyor ürkütücü sesi ile ''Bu soytarılara sarayda yer verin bundan sonra buradalar.'' demesi ile soytarıların hayatı değişiyor.Saray herkezin yaşamak istediği yerdi.


Şansımız döndü derken psikopat Kral'ın çocukluğunda yaşadığı olayları ve sarayda kim varsa onu hicvetmeye başlıyorlar.Tüm bunlar yaşanırken Gong-gil'in cazibesi Kral'ıda etkiliyor ve Kral'ın gözdesi kıskanç cariyeyi bile bunun farkına varıyor.Ama gerçekten cariyeyi oynayan oyuncu hakkı ile oynamış ilmdeki mimiklerine bayılmıştım..Cariye bunun farkına vardığı zaman kız kılıklı bu adamı defetmek için  entrikalar çevirmeye başlıyor.Soytarılar her gösteriden sonra birilerinin katli oluyor yerli yerindeki taşlar yer değiştiriyordu.Bu diğer soytarının gözünden kaçmamış gitmek istediklerinde artık bunun geç olduuğunu ark etsede fark etmesi bile geç olmuştu.Son bir oyundan sonra kaçacaklardı.Ama son dedikleri oyundan sonra bile bir oyun daha vardı bilmedikleri.

Çoooook ağladım Kral'a gösteri yaparken bileklerini kesti:(

Film konu ve işleyiş bakımından o kadar güzeldiki oscar'a aday bile olması Lee Jun-ki oppanın harika oyunculuğu yüzünden en iyi erkek oyuncu ödüllerini bir vantilatör gibi süpürmesi gerçekten filmin kaliteli olduğunun göstergesi diyorum ve kesinlikle izlenilmeli..

    
    Çok komik bir sahneydi.:D


    Bu sahnede çok gülmüştüm Kral'a yaptıkları bir gösteride onlar eğlence amaçlı zannederken psikopat Kral'ın hayatından bir kesiti canlandırıyorlardı..Bir bakanın yolsuzluğunu canlandırıyorlar soytarılar ve Kral kahkahlarla gülerken orada bulunan herkez adeta kanları donuyordu..Anlattıkları hicivde Kral'ın cinsel organını balkabağı (nihahhah burada koptum kocam bir şey koymuşlar hhah) gibi birşey koymuşlar :)) hala gülüyorum baş soytarı bunun için diyorduki..
    _Ne yani sorun Kral'ın takımlarımı:) ne yapabilirdik ki Bu kral herhalde takımı da büyük olacaktı senin benim gibi olamaz ya....

    Bu film neden izlenir?


    * Filmde anlatılan insanlar o kadar gerçekçi ki hayran kalmamak mümkün değil Film daha ilk başından beni izleeeeeeee diye bağırıyor.


    * Lee Jun-ki 'nin muhteşem oyunculuğu jest ve mimikleri ile bu film ayrı bir boyuta geçiyor öyle ki adam nerede ödül varsa silip süpürmüş..


    * Yine Lee Jun-Ki'nin çok zarif halleri var gerçekten bir kızssanız filmi izliyorsunuz ''acaba ben bu kadar kibarmıyım'' dersiniz hani böyle yumuşak :)) veya kadınsı değil öyle ince bir çizgi varki erkek ama kız gibi duruyor..Filmde en çok bu dikkatimi çekti ve o inanılmaz ağlayışları Filmde bir sahnede Kral'ın gözünün önünde bileklerini kesti ..İşte benim bittiğim sahne..



    * Diğer soytarı adamın ip üzerinde atlayışları var resmen aman allahım gitti adam bitti omooo vay anasını nasıl yaptı gibi bir sürü hayeret verici kelimeler kulannabilirsiniz.Gerçekten mükemmel bir oyuncuydu hayran kaldım bu kadar gerçekçi anlatım olamazdı.Gong-gil' e aşık tavırları korumacı hali onu bekleyişlerine yürek dayanmaz...İçimden hep dedim ki''ahh üzülme soytarı bende senin yerinde olsam Gong-gil'e aşık olurdum..:))''


    * Kral, aişşş şu kral yokmuydu her izlediğim komik sahnede ahh kanımı dondurdu o ne kahkahaydı resmen bizim EROL TAŞ kahkahaları gibi nihahahhahaha diye ahh resmen bilgasayardan içeri girip ağzına iki tokat gelesim geldi..Soğuk ürkütücü zalim acımasız.Seni geber hemi dedim film boyunca ama adamda çok kötü bir çocukluk yşamış az ahh az değil bildiğiniz kaçık olmuş:)) izlenirmi bu adam izlenir..


    Uyarı..


    Bu filmi kesinlikle izleyin çünkü çok fazla şey yazmadım..Film Kore'nin yanı sıra avrupa ve asyada da kitle oluşturmuş oscar'a aday olmuş yani anlayın işte izleyin diyorum bu güzellikten mahrum kalmayın derim...





    

    Pazar, Eylül 11, 2011

    Protect The Boss (Patronu Koru)



    Yönetmen:Son Jung-Hyun
    Senarist: Kwon Ki-Young
    Yayın Kanalı: SBS
    Bölüm Sayısı: 16
    Yayın Tarihi: 3 Ağustos 2011
    Yayın Günü: Çarşamba ve Perşembe 21:55
    Dili: Korece
    Ülke: Güney Kore
    Oyuncular

    Choi Gang-Hee - No Eun-Sul
    Kim Jaejeong - Cha Moo-Won
    Min Ji-hye - Seo Na-Yoon
    Ji Sung - Cha Ji-Hun

    Yine klişe olarak dizinin şöyle böyle tanıtımını yaptıkdan sonra gelelim dizimizin konusuna..

    Gördüğünüz üzere dizimiz 2011 markalı kore fırınında taptaze kokuları ile çıkmış güzel sıcak bir diziye benziyor..City Hunter dizisinin yerine yayınlanan dizi oluyor ..:)

    Konusu
    Şöyleki her kore dizisinin vazgeçilmezlerinden olan tesadüflerle başlayan bir aşk değil aşk üçlemesi:))
    Dizide tanıdık simalardan şöyle bakınca DBSK eski üyesi şimdiki JYJ üyesi ana vokali Kim Jaejoong oynuyor..(
    İlgili oldığum kişi:D)

    Hemen konuya jet hızı ile giriş yapıyorum..
    No Eun-Sul, kendi değimi ile ''herkesin geçmişinde karanlık bir yer vardır'' okul dönemini kavga ederek yaşamış üniversite yıllarında aylaklıkdan vazgeçip bildiğiniz çalışkan (inek:d) takımına geçmiş bunun için oldukça çabalamıştır..Okuldan mezun oldukdan sonra yapmadığı iş kalmamış iyi bir üniversiteden mezun olmadığından dolayı kimse onu günümüz Kore 'sinin şartlarında anlayacağınız hangi dala elini atsa kurutuyor..:)) işe girememiştir..Tek isteği banka borçlarını ödemek ve iyi bir işinin olması ki işte konu da burada başlıyor..
    (Sizin de fark ettiğiniz üzre kızımız güzel :))kore dizilerinde bu çok nadir oluyor da)

    Evet ..günlerden bir gün Na Eun-Sul  tesadüfen girdiği bir işte uygunsuz şeylere tanık olunca (karanlık geçmişi-çok güzel dövüşüyor) adamı eşşek sudan gelinceye kadar dövüyor tesadüf bu ya ben onun adını kıvırcık koyduğum Cha Jı-Hun ile tanışıyor..Bu tesadüf sayesinde onun sekreteri olunca.
    Ve hayatı her anlamda değişiyor..



    Fark ettiğiniz üzre  saçları kıvırcık olan başrol oyuncumuz..Dizide gençken abisini kaybetmiş bu yüzdende Panik atak hastası biri (o halleri izlemeye değer tam komedi:D) Asla çalışmayı sevmeyen babasından azar işiten, yeri geldiğinde babasının tekvando hocalarına taş çıkaracak uçan tekmelerine maruz kalan garip bir adam..İtiraf etmeliyim ilk başta sevmedim ama dizi 2 bölümden sonra kıvama geldiğinde ''İşte bu adamın ya'' dedim:)) Patronumuz babasının ısrarları şirket için mecburen işe başlıyor tabi sekreteri Na Eun-Sul

    İşte dizideki favorim,Cassi 'ler bana kızabilir ama bu çocuğu hiç sevmezdim çok soğuk gelirdi.. Şimdiki düşüncelerimi sakın sormayın..Blog camiasında yeniyim İlan-ı Aşk yapmak istemiyorum:)) Çok farklı bir yüzü var dizi boyunca en çok dikkatinizi çekecek olan ses tonu kızdığında bile kibar olacak iş mi:))

    Dizide benim kıvırcığın yakışıklı başarılı nazik kuzenini oynuyor..Kuzeni ile anlaşamıyorlar dizi hala devam ediyor sonları ne olur derseniz:) iyi olur merak etmeyin.. Her kore dizisi klasiğinden olan aşık adamın ikincisi oluyor..

    Bu unniyi Personel Taste dizisinde görmüştüm oradan hafızamda kalmış ne hikmetse:)) Gerçekten güzel iki kuzenin arasını bozan zamanında benim kıvırcığı Cha Moon ile aldatan ve Cha Moon'nun zamanında çılgınca aşıkolduğu kadın :)) dram beklemeyin sakın bu kadının halleri tam bir komedi kıskançlık hallerinde çok güleceksiniz..


    İşte oradan burada derken sizlere kabataslak anlattım kimler var diye:))

    Jae Joong'un ağzından muhteşem diziye çağrı çeviri için JYJ TURKEY sayfasına çok teşekkürler ..çok tatlı değilmi?


    ( Türkçe Alt Yazılı) Cha moon ve Cha Jı-Hun kuzenlerin arasında ki komedi birbileri ile atışmalarına bakarmısınız:)) (çeviri jyj Turkey face sayfasına ait)


    saçlara bakın:d
    Cha Jı-hun çemkirerek ofise geliyor oda ne? Karşısında Na Eun Sul tabi ilk gördüklerinde birbirlerini tanımıyorlar..Na Eun Sul zavallım nerden bilsin başını derde soktuğu adamın şimdi patronu olduğunu:))
    çok tatlı:D

    Jaejoong yani Cha Moon bu hale geldiğine göre dizinin nekadar komik olabileceğinden şüpheniz olmasın eğlence parkından bir sahne..

    Alslında sizlere şöyle bol resimli ve alt yazılı videolardan oluşan bir yazı yazmak isterdim..Ama blog da bir sorun olduğundan bu kadar oldu:) Yinede benim kendi fikrim en mükemmel dizileri bile beğenmeyen ben,bu diziyi şiddetle tavsiye ediyorum..
    Neden izlenir!
    * Başrolde ki kız  güzel ve sevecen ben beğendim :D

    *Başrolde ki erkek oyuncular biri yakışıklı diğeri sempatik ikisi bir arada :))

    *Dizideki olaylar tam komedi arada aşk sahneleri ile tadından yenmiyor:)

    *Dizinin ostları şahane artık koreceden başka birşey dinlemez oldum:)

    *Büyük patron ve yenge atışmaları çok tatlı çok beğendim..

    *Kısacası beğendim izlemenizi tavsiye ediyorum:)hemde şiddetle..



    Pazar, Ağustos 28, 2011

    The Greatest Love (En Güzel Aşk)


    Haziran 2011 tarihli Kore fırınından taptaze çıkmış mis kokuları ile kendisine hayran bırakacak bir yapıt...
    Klişe olarak öncelikle dizinin yapım ekibini kadrosunu tanıtayım sizlere..
    Yönetmen: Park Hong Kyun, Lee Dong Yoon
    Yazar: Hong Mi-Eun Jeong-Hong, Ran
    Yapımcı: Kim Jin Man
    Kanal: MBC
    Bölüm: 16
    Yayın Tarihi: Haziran 2011
    Yayın Günü: Çar. & Perş. 21:55
    Dil: Korece
    Ülke: Güney Kore

    Oyuncular
    Cha Seung-Won - Dok Ko-Jin
    Kong Hyo-Jin- Kong Hyo-Jin - Ku Ae-Jung
    Yoo In-Na - Kang Se-Ri
    Yoon Kye-Sang - Yoon Pil-Joo
    Jeong Jun-Ha - Ku Ae-Hwan
    Lee Hee-Jin
    Choi Hwa-Jung
    Bae Seul-Gi
    Han Jin-Hee
    Park Won-Suk
    Yun Ki-Won
    Im Ji-Kyu
    Ryu Hyo-Young
    5dolls

    Bu kadar yeter diyerek hemen dizinin konusunu da söylüyorum sizlere..
    Eski popüler bir kız grubunun üyesi olan ''Ku Ae Jung'' ile Kore ve asya'nın en iyi aktörü
     '' Dok Ko-jın'' ile tesadüflerle başlayan komik hatta kahkahalarla güleceğiniz bir aşk hikayesi...



    Cha Seung-Won - Dok Ko-Jin

    Söze nereden başlasam bilemiyorum.Şimdi yazımı okuyanlar bu resmi görenler ''Aman allahım hiç de yakışıklı değil ühü!ühü! ben bunu izlemem'' diyenleriniz olacak ama sakın böyle bir şey yapmayın çünkü dizide bu adamın hallerine bayılacaksınız...



    Dok Ko-jin Kore'nin en ünlü aranılan aktörlerinden biridir.Kendisi halk tarafından çok sevilen bir Hallyu Starı, sizlere onun ağzından bir iki cümle söyliyeyim..
    *''Ben Dok Ko-jın'im''
    *''Ben Dok Ko-Jın seninle konuşuyorsa bu bir onurdur''
    *''Dok Ko-Jın sen bir ilahsın,mükemmelsin bir imza istermisin hahahahha''


    Dok Ko-jın, sadece işinde bir numara olmak isteyen ve mesleğine oldukça tutkun bir adam..
    Onu neden seveceksiniz? Kötü kahkahalarında, Muhteşem Kraliçe Mıshıl'ın hani o keskin bakışlarında kullanılan bir müzik vardı işte o müzik eşiliğinde komedi hallerine diziyi 1 bölümden alıp 16'ıncı bölüme kadar sizleri bol bol güldürecek..(Ben çok güldüm:)..)


    Diziye dönersek Ku Ae Jung ile tanışdıktan sonra hayatı değişmeye başlıyor aktörümüzün hani derler ya eşşekden düşmüşe dönüyor:)
    Aşk birini ne kadar değiştirebilir göreceksiniz..Keşke böyle ukala bir sevgilim olsaydı diyeceksiniz..Hatta kızımızın getirdiği patatesi şampanya bardağında yetiştirecek kadar çılgın:))


    Kahkaları bizim Erol Taş kahkahalarına eş değer dizide hep onu hatırladım..''Ben Dok Ko-jın nihahaha'' gibi aklıma gelince gülmem geliyor..izleyince buraya da gülüş atın:)


    Dizide ki karakteri
    *Hırslı namı diğer Ding Dong:))
    *Meşhur ingilizce aksanı olan bir adam..
    *Zihin konrolllerinde meşhur (ummmm zihin kontrol hummm)
    *Kim Nam Gil'in dizide başka bir adı var.. sadece resimlerini görsek de tek rakibi..
    *Ben Dok Ko-jın'ım mükemmel bir vücuda sahibim benimle konuşmak onurdur:))
    *Bir Ayakkabıyı sırf açık arttırma da doktora kaptırmamk için 10 milyon won verecek bir adam xdd




    Kong Hyo-Jin- Kong Hyo-Jin - Ku Ae-Jung 


    İşte dizinin paylaşılamayan kadını kendisi Dok Ko-jın'nın çılgınca aşık olduğıu kadın ..Bu resimde güzel göründüğüne bakmayaın dizide tam bir fiyasko :))Topuk ayakkabıların üstüne babaennemin taktığı mor renkli kahve renginden bozma spor çorabı takan eski bir idol grubun lideri..

    Şimdi bu kadını nasıl anlatayım öncelikle karakterini söyliyim..
    *Sır tutabilen
    *Son derece fedakar..
    *Zorluklara göğüs geren..
    *Arkadaşlarına çok bağlı..
    *Ve kore dizilerin vazgeçilmezi dizide hem çirkin hem saf..
    Dizi boyunca bi an güzel olabilirmi?Evet bu bölümde olacak dedim ama malesef ödül töreninde giydiği bir beyaz elbise var ki herkez çok güzelsin demişti..Bilgisayarın içinden girip ''Ku Ae-jung çok güzelsin yeppudaa'' diyenlerin ağzını burnunu kırasım geldi o ayrı tabi:))
    Ae Jung, tüm ülkenin nefretini kazanmış yalnış anlaşılmaların kurbanı olan ama asla yılmayan bir kadın profilinde..
    Do Ko Jın ile tanışdıktan sonra hayatı eskisinden daha da zorlaşmışdı tabi bunda ukala Dokko'mun (Halkın Dok Ko Jı'ne verdiği ad) payı çok büyük:))



    Yoon Kye-Sang - Yoon Pil-Joo

    İşte doktorumuz gülerken ki masumluğunu tarif edemem o koca gözlükleri çıkardığında ki hayranlığımı anlatamam, özellikle flor taktığında oppam sadece number one oluyorsun:))..
    Bu kadar övgü yeterliyse dizide ki karakterin özellikleri..
    *Bay mükemmel (Dokko'muz ona bay doktor hiç kimse diyor xd)
    *Her kadının kolayca etkilenebileceği bir adam..
    *Bay mükemmel ideal bir eş adayı..
    *Oldukça zeki..
    *Tabi yine kore dizilerinin olmazssa olmazlarından iki mükemmel erkekden bir olunca saf kızımıza sonuna kadar aşık kaldı:(((Bana gelseydi keşke xd)

    Dizi boyunca kızımıza aşık kaldı dedim ve Dok ko'mun rakibiydi o kibar zeki halleri utangaç gülümsemeleri hafızamada izleyince hak vereceksiniz..İzleyin 1 bölümde ıyyy dedikleriniz 2 bölümde favoriniz oluyor..





    Yoo In-Na - Kang Se-Ri

    Dizi de favori güzel kadınım gerçekten dizide çok güzeldi kıyafetleri enfes di ve Dok ko'muzun yalandan uzatmalı sevgilisi ni oynuyordu..Ayrıca Ae Jung'un eskiden idol grubundan arkadaşı ve üyesiydi..Yaptığı bir şaka yüzünden Ae jung grubu dağıtmış başka bir şirkete geçmiş di tabi ilerde anlayacağız çok karmaşık o bölümler anlatmakla olmaz izlemek lazım diyorum...

    Dizide ki karakteri..
    *Sinsi güzel
    *Kıskanç
    *Sevdi dolu ama soğuk..
    *Doktora aşık:((

    ........................................
    Diziden bir kaç ayrıntı anlatayım ..






    İşte bu resimde ki sahnede kopmuş dum..Ding Dong:))

    Ae Jung bizim ülkemizde yapılan bil bakalım adlı yarışmalardan birine katılıyor ..Ae Jung bir şey tarif ediyor örneğin
    _İçi sert birazda kıllı
    Do ko:Şefatali ding dong:))
    Bu sahneyi kesinlikle izleyin..:))
    Bu dizide bilinmesi gerekenler..
    *Ae jung bir süper star ken çıkardıkları şarkı, Dok Ko'muzun kalp ameliyatında doktoru tarafından çalınınca mucize eseri onu hayat döndürmüş şarkının adı ''
    küt küt (dukkun dukkun.)''

    İşte o şarkı


    Bu şarkı Dok Ko'muzun kalp atışlarını gösteren nabız ölçeğini 130 lara fırlatıyordu:((



    İşte Dok Ko Jın, Ae Jung'un yiğeni  Ding Dong'u selamlama işarareti..:))


    Allah'ım nasıl bu sahneyi en sona bırakırım Lee Seung Gi konuk oyuncu oluyor herkez ne kadar kşbar olduğunu düşünürken Dok Ko'muzun aynısını olduğunu görüyoruz tam bir komedi...:)) tiplere bakarmısnız:)) Gülüşlere dikkat çekerim:))



    İşte dizinin en mükemmel duygusal parçası çok beğendim...

    Dizi hakkında çok şey yazmadım çünkü 16 bölüm dolu dolu bir diziydi sadece diyorum ki izleyin görün Ding Dong!
    Dok Ko Jın'':Bu diziyi izlemek onurdur'' dedi finalde sizde izleyip bu onuru yaşayın xdd

    Pazar, Ağustos 21, 2011

    Kore Fanı Olmak?

    *Oppanızı gösterdiğinizde ''Kız lan Bu'' tepkisine maruz kamakdır..
    *Annenizin uçak terliklerine rağmen sinsice Kore dizinizi izleyebilmekdir.
    *Kore ye gidebilecekmiyim?'' sözünüze moron arkadaşınız '' Rüyanda görürsün'' lafını duymaktır

    *Telefonunuzdaki Oppanın resmini yeni tanışdığınız birine ''Sevgilimi gördünmü'' diyebilmekdir..
    ...* Kore Fanı olmak Korelileri..japonlardan çinlilerden ayırt etmekdir..
    *Siz bilgisayar başında koreliler bakarken işten gelen babanızın keskin öldürücü bakışı ile bakışmanızdır..
    *Televizyonda Kore dizisi olsun diye kendini yırtabilmekdir


    *Kore dizisi izlerken ''72 Minutes'' yazısını görüp modemi aç kapa yapamamakdır..
    *Koreli kadınlar'' Ne çirkin be aynı maymun gibi derken içinden hatuna bak taş gibi'' diyebilmeldir..
    *Komşu kızı anneniniz yanında' Kız yine facedeydin yinemi çekikler' sözü ile annenizin cimciği ile yüzleşmekdir..
    *Şuan bu yazıyı başka sayfada kendi adı altında paylaşmaya mazur bırakılmakdır..
    *Bunları okurken gerçekten böyle oluyor diyebilmekdir..

    Paylaşım yapacak arkadaşlar blog linkini paylaşın emeğe saygı..

    Pazar, Ağustos 14, 2011

    Kore Sineması Sendromu

    Konu başlığını görenler ne alaka der gibiler sanırım?

    

    Şimdi size bir araştırmayı anlatacağım çoğumuz Kore Fanı olmakla birlikte uzakdoğu dedinizmi zamanında coğrafya derslerinde bilemediğimiz bilgilerimiz vardır ..Şimdilerde düşünün dağları ovaları olmadı insanları (En çok dikkat ettiğimiz husus insan bilimi xd) biliriz..
     Taiwan (tayvan) bizim gibi onlarda kore hayranı arada bizde onlara baksakda güzel Kore'mizin yerini alamıyor xd..
    Size yapılan bir araştırmayı orjinal metini kopyala yapıştır yöntemi ile sunuyorum
    ..

      


    Tayvanlı Bayanlar Kore Dizisi İzlemekten Neredeyse Görme Yetilerini Kaybediyor

    Tayvan'da yapılan bir araştırmaya göre, 40 yaşındaki Tayvanlı bir bayan çok fazla Kore dizisi izlemekten görme yetisini kaybetme noktasına geliyor. Habere göre, bayanlar ard arda Kore dizileri izliyor ve sadece iki saat uyuyorlar. Gözlerinde başlayan bulanıklığı fark ettikten sonra da hemen hastaneye koşuyorlar ve çoğu d...a gözlerini kaybetme sorunuyla karşı karşıya kalıyor. Bayanlara bu teşhisi koyan doktor: ''Çok fazla TV izlerseniz ya da ekrana uzun süre sabit bakarsanız, gözleriniz görme yetisini yavaş yavaş kaybeder. 20 yıllık doktorum, fakat peş peşe 70 saat dizi izledikten sonra meydana gelen bu kadar kötü bir hastalık görmedim. Bunu dünyada bir ilk olduğuna eminim.'' şeklinde açıklama yaptı. (kore fans alıntı)
    Tayvandlar böyleyse bizim gözlerimizi düşünemiyorum..


    İşte gördüğünüz üzere yapılan araştırmada tıp yeni bir hastalık daha kazandı
    Kore Sineması sendromu...Korecanlar Tayvanlılar böyleyse biz ne oluruz kim bilir:(
    Not:Burada neden bebek resimleri koydum inanın bilmiyorum!

    Cumartesi, Ağustos 13, 2011

    More Than Blue (Hüzünden Öte)

    More Than Blue namı diğer Hüzünden Öte...
    Kore'nin baş yapıtlarından bir film..adı gibi hüzünden öte..

    Aşk Nedir sizce? Aşkı nasıl yaşardınız?Nasıl sevilmek isterdiniz?
    Bu filmi izleyeli aylar oldu tesadüf eseri  bakmıştım ve hayatımda en beğendiğim filmi bile iki kere izlemeyen ben bu filmi iki kere izledim.Peki sıkılmadınmı ''Ben hayatta izlemem'' diyenleriniz mutlaka vardır ama bu filmi izlemeden yorum yapmış olursunuz.

    Gelelim filmin konusuna...


    K ve Cream 'in hikayesi...İkiside yetim büyümüş ikiside yalnız ve kırgın dı, bir tanışmanın ardından aynı evde yaşamaya başladılar. İkiside kimselerin bilmediği isimler takdılar birbirlerine kız bir dondurma kadar soğuk ve tatlıydı adam ona (ıce) Cream adını verdi .Adamsa artık A.B.C.D.E.F.G.K
    değil sadece K olmuştu..K, Cream'e deliler gibi aşık dı ama bunu söyleyemiyor du çünkü her an faaliyete geçecek kanserli hücreleri vardı..Ölmeden önce tek istediği Cream'in sağlıklı mükemmel bir adamla evlenmesiydi.

    Bir gün bu isteği gerçekleşir.Cream,zengin kültürlü sağlıklı bir adamla tanışır tek sorun adam nişanlıdır.Ortada ki bir kaç sorun K tarafından halledilir çünkü Cream yalnız kalmaktan çok korkan bir kızdır eğer o ölürse yalnız kalacaktır...
    K için yine fedakarlık zamanıydı ..


    K, adamın herşeyini araştırır sağlık raporu, ailesi,yaşamı madiyatı adam kusursuz Cream için ideal eşdir.Tek sorun nişanlı olması bunuda halletmek zorundadır..Kadına sağlık raporlarını gösterip çok az bir zamanının kaldığını söyler ..

    “Nişanlından ayrılmana ihtiyacım var

    Sevdiğim kız ona aşık oldu..”
    Kadın bu olayı çok etkileyici bulur tek bir şartı vardı K fotoğrafları..K bunuda kabul eder..


    İşte Filmin en acıklı sahnelerinden:(



    _Aşk nedir? diye sorar kadın..

    _Aşk dişlerini fırçalamak gibidir, der adam..
    _Ama bunu tek başına yaparsın
    _Birine göstermek için mi dişlerini fırçalarsın(?)
    Aşkla ilgili her şey dişlere bağlanmıştı..

    “Aşk, diş fırçalamak gibidir”

    “Evlilik, bir diş fırçası kabıdır”
    Kap sadece bir tanedir, ama diş fırçası çok fazladır..
    Beraber birlikte olmak, bir kaptaki diş fırçaları gibi..
    Ve mükemmel adam diş doktoruydu…

    Cream, Mükememel adamla aynı bardaktan kahve içip''Şimdi aynı bardaktan kahve içtik,şimdi öpüşmüşmü oluyoruz'' Hergün muayyenhanesine gidip ''Geçen gün öpüşdük şimdide ağzıma bakıp içimi gördün'' ne yapsak ki gibi sözler sarf edip adamın dikkatini çekmeyi başarır. Böylelikle ilişkileri devam eder...



    Bir dileğin var mı diye sorar Cream K’ye..
    K: Kaşığını kaldır, bütün yemeğini ye der..
    Cream: Sonra?
    K: Harika biriyle tanış ve evlen
    Cream: Seninle evlenemezmiyim?
    K: Ben harika biri değilim...

    Filmi güzel yapan neydi biliyormusunuz ..Sonuna kadar K için üzülüyorsunuz onun ağlayışları için sessiz çığlıklarına içinize kaynar su dökülmüş gibi sıcak ağlayışlarınız içinize akıyor ..:(
    Filmden bir kaç replik :(
    Cream sorar..Eğer olabilseydi ne olarak doğmak isterdin?”
    _Eğer yeniden doğarsam… Yüzük.. gözlük.. yatak.. günlük..
    _Bu tür şeyler olarak mı doğmak istiyorsun bunun neresi eğlenceli?
    _Beni satın alabilirsin böylece yanında daima mutlu olurum..


    Doktorun eski nişanlısı K sorar
    Sen ağlarken içimin eridiğini hissettim.. Bu kadar az zamanın kalmışken mutlu olman gerekmez miydi? Gülmen gerekmez miydi?



    _Açsan yemek yersin, kalbin kırıldıysa ağlarsın.. Eğer mutluysan gülersin, senin gibi kendini tutmazsın.. Gerçekten bu şekilde mi ölmek istiyorsun?


    _Hayır! Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.. Yarın onunla evlenen kişi olmak istiyorum.. Fakat bu sadece bir rüya.. Hüzünlü bir rüya.. Hayal kurmayı bıraktım.. 

    Başlarda ne kadar kızmıştım Cream'e c.Oysaki  filmin son 20 dakikasına gelmiş gözlerim ağlamaktan şişmişken bir acı gerçekle daha karşılaştım Cream onu belkide K'den bile daha fazla sevmişti.Sessiz bir aşkdı onun vitamin ilaçları diye içtiği ilaçların aslında ağır kanser hastaları için kullanılan ağrı kesici olduğunu anlayınca şu sözler söylüyordu..''ABC vitaminlerinin gerçekte ne olduğunu öğrendiğimde tüm dünyam zifiri karanlık olduğunda ben K’den önce öldüm..”

    Filmde en çok ağladığım sahne Cream ve K'nin doktorunda bulunduğu sahnede K onları bırakıp gittiğinde ağlayarak caddede (ahh yazarken bile kötü oldum:() kahrolmuşdum.Cream'den nefret etmişdimki bakın o orda ne yaşamışdı onun sözleri ile ..''Kendimle bir anlaşma yaptım.. Eğer arkasını dönerse ona her şeyi anlatacaktım.. Ona sarılacak ve herşeye son verecektim.. Ama K, arkasına bile bakmadı..”

    Eve döndüğünde ''Onu sevdiğimi söylemek istiyorum.. Ama biliyorum ki söyleyemeden önce gözyaşlarım dökülecek.. Bu yüzden sessiz kaldım..”

    K acılar içinde tarifsiz üzüntü ile onu kilisede koluna girmişkken..Cream:''Onunla o koridorda yürürken aslında seninle evleniyordum.''


    Ve filmin sonu aslında benim için mutlu sondu doktor için üzülsemde yaacak bir şey yokdu. Cream onu ölümde bile yalnız bırakmamıştı...
    Ve filmin can alıcı şarkısı ahhh film bitti bir de sonda çalan şarkıya ağladım..
    Bu filmimizin fragmanı:((( izlemeyenler bir göz atsın okadar çok şey yazmadım ki..
    Lee Seung Chul ve inanılmaz filmin muhteşem şarkısı No One Else
    Ve filmi izledikten sonra soracağınız tek soru ''Ben hiç böyle sevilmedim'':(((
    1. Bu filmi izlemeden geçmeyin çünkü ...çünküsü yok izleyin derim

    Cuma, Ağustos 12, 2011

    Park Jung Min Aşkı


    Adı: Park Jung Min (박정민)

    Lakabı: Sharp Boy

    Doğum Tarihi: 3 Nisan 1987

    Aile: Baba, anne, abi, abla

    Boy: 1.86

    Kilo: 67

    Kan Grubu: 0

    Hobileri: Şarkı yazmak,tırmanmak(dağcılık),tap dance


    Şimdi onu şöyle böyle temel bilgileri ile anlattıkdan sonra. Neden Ss501 değilde sadece Park Jung Min!

    Park Jung Min ..Kore severlerin kendine ait bir  oppası vardır.İşte benimde 1 yıldır değişmeyen tek oppam kendileri..

    Onu üçkelimede anlatıyorum size Mükemmel gülüş+Mükemmel karizma+Mükemmel yakışıklılık ..Onu çok çok çok seviyorum desem oppama olan aşkıma ayıp etmiş olurum..Yılardır biz Tripless( SS501 hayranlarına verilen ad)'lerin Ss501 üyelerini canımmm ülkemiz Türkiye'mize getirtme çabalarını bilmeyen yoktur, bende bu çabalayanlardan biriyim ..



    Park Jung Min (oppam) Ss501 solo albüm çıkarmak için ayrılınca 2011 ocak ayında gecikmeli Not Alone albümünü piyasaya sürdü..biz Triples'ler yeniden sahalara dönmüşdük xd..Jung Min Cnr media ile anlaşma yapmış ve bizim kurtarıcımız Tae abi ile(Cnr medianın başkan yardımcısı) faceden mesajlaşma trafiğimiz başladı..
    İlk mesajı atıp umutsuz bedevi gibiydim yine mazlum gibi Facebook'daki sayfam için koşa koşa faceye geldim..Benim faceyi bilenler E5 karayolu gibi 2 saat girmediğim zaman yaklaşık 20 mesaj 100 bildirim geliyor :))) Ama bu benim şahin gibi keskin gözlerimden kaçarmı asla kaçmadı geçici bir şok yaşadım hafıza kaybı falan..İngilizce yazdığım mesaja Korece''Türkiye'yi seviyoruz sizleride Jung Min ve ben ülkeniz davet ederse mutlaka geleceğiz'' işte bu yazı beni girdiğim akademi sıvanındaki koca göbekli Komiserin ''Neden Polis olmak istiyorsun'' sorusu kadar heycanlandırmıştı..



    Ve çalışmaların sonucu artık Jung Min Türkiye'de hayranları olduğunu biliyor





    Ve bu olay beni günlerce bulutların üstünde yaşatmıştı *.*


    Park Jung Min ilk solo albümü ile kendini kanıtlamış bir Hallyu yıldızı..Kendisi çok güler yüzlü ve kendine aşık bir adam en belir gin özelliği bu olsa gerek kendine güveni bu aralar Tayvan'da yeni dizisi için çekimlerde...
     (Çok ünlü olursa ne yaparım ben xd)



    ..İşte Jung Min Not Alone albümünün en harika parçası ''Gözyaşlarım Akarken''
    Oppama ve onu doğuran annesine çok teşekkürler

    

    Güney Kore Hayallerimin Ülkesi..


    Bu benim ilk yazım malumunuz heyecan ve yalnışlar olmazssa olmaz olacaktır o nedenle beni affedin.

    Ahh! Bu Kore yok mu? Kim derdi bir polis Güne Kore hayranı olacaktı,herkes gibi TRT sayesinde izlediğim o harika ötesi dizilerle hayran kaldım bu muhteşem büyüleyici ülkeye..(eminim sizlerde öyle)

    Coğrafi özellikleri bakımından şimdi saysam aman efendim uçakla bile 10 saatlik ülke yok efendim aramıza giren okyanuslar denizler enlem boylam..Bu konulara gerek yok açıkcası hiçbirimizinde takdığı yok :)

    Seviyoruz kısacası bu ülkeyi çoğumuzun hayali ''Madem bu ülkeyi seviyorum Babam kesenin ağzını açsın beni Kore'ye yollasın''gerçi bunu demek için çok geç kaldım benim Kore hayranlığım başladığında çoktan Babam dan gizli akdemi sınavlarına girmiş övünmek gibi olmasın girdiğim gibide bu ülkenin genç Polis evladı olmaya başlamıştım:(..

    Elbette bu dezavataja karşın hala gitmek istiyormusun diyenlere koca bir ''EVETTT'' gelsin..

    Dizilerle başlayan Kore aşkım beni internetin kucağına ahh en önemlisi Facebook gibi binbir çeşit varlığın bulunduğu yerlere bir rüzgar misali sürükledi.Öyle bir aşkki 2 sayfa yönetip Kore aşkımı pekiştirdim..(Anlyacağınız kore bilim adamı gibiyim xd)

    TRT dizilere son verince Facebook imdadıma yetişmişti..Ozamanlar safdık birşey bilmiyorduk nerden bilirdim Kore'mde yayınlanan diziler alt yazılı yayınlanıyormuş ^_^ işte çöl bedevileri gibi bir umarsız umutsuz olduğumda sahra bulmuştum ..Boys Over Flowers

    Boys Over Flowers aşkmı anlatacağım elbette ama bu ülkeyi neden sevdiğimi ordan burda şurdan özet geçtim..Harika yazılar yazıp sizleri burada bekleyeceğim ...

    Not:Facebook sayfam için çeviriler yapıyorum burayı unuturmuyum! Sıra burada