Pazar, Eylül 23, 2012

Benjamin Button'nun Tuhaf Hikayesi

                                               
                                           
Uzun bir aradan sonra herkese merhaba;Ülke gündemi ile sarsılan hayallerim ümitlerim hatta tüm inançlarıma ağlamak için bir bahanem olsun diye bir film arıyordum..Hatta ben değil tüm facebook sayfamda ki üyelerim sağolsunlar ne kadar film varsa önerdiler..Çoğunluk hint filmlerini önerince izleyeyim dedim..Neyse hint filmlerine girmeyeyim girersem bende ayar kopuyor..

Artık bir Orhan Gencebay açayım Batsın Bu Dünya dinleyip ağlayayım derken.. Çok sevdiğim bir arkadaş bana mesaj atmış ''Bilmem ağlarmısın ama.. Benjamin Button tam sana göre izle..'' Tabi kaçarmı hemen açtım..Konu itibari ile ilk bakışta bana göz kırpan film ''bunu daha önce nasıl izlemem.. aaa ilginçmiş yahu!'' içimdeki sesle beraber bana unutamayacağım beni etkileyen bir film olarak anılarımda yer etti.Ünlü takıntısı olmayan biriyimdir.. Ama Brad Pitt'i Truva filminden beri tanırım..Sarışın olarak tek yakışıklı ve karizmatik adamdır,çok filmini izledim oyunculuğu ise kesinlikle tartışılamaz.. Brad Pitt varsa bir bakın derim..

Hayatınızı tersden yaşamak !


Doğduğunuzda 80 yaşında olarak doğsaydınız yaşamınızı nasıl yaşardınız?
; Film bu soru işareti ile başlıyor ilk dakikada sizi dünyadan koparıyor..Ve bu soru Benjamin Button'u ne kadar ilgilendiriyorsa sizde onun kadar düşünüyorsunuz..



 Benjamin Button; ''1'inci Dünya Savaşının bittiği bir günde doğmuştum, doğulabilecek en güzel zaman dı.'' Doğduğu zaman en güzel zamandı düğme sektöründe en iyi olan bir babanın oğlu olarak, dünyaya 80 yaşında gözlerini açtı ve bir ucube gibi terk edildi.. ''Herkes öleceğimi söylüyor, anne ben ne zaman öleceğim.'' Ve Benjamin Button gözleri kataraktan neredeyse kör olmuş ve bir çok sağlık sorunu ile doğduğu halde o yaşadı, Babası onu Quınn denilen huzur evinde refakatçi olarak çalışan iyilik meleği bir siyahi kadının yanına bıraktı. Kadının çocuğu olmuyordu 80 yaşındada olsa bir bebeği olmuştu.. Sahip olabilecek en iyi anneye yaşanabilecek en güzel yerde büyüyür pardon gençleşiyordu..Huzurevinde....
          Ben Neden Böyleyim?


Herkes öleceğini düşünürken o yaşadı. 7 yaşında 70 yaşında ki bir adam gibi görünsede o bir çocuktu.Dünyayyı keşfetmek dışarıdaki çocuklarla oynamak istiyordu ama tek bir soru vardı aklının bir köşesinde ''Ben ne zaman öleceğim anne?''

Ama ölmedi yaşadı..Yaşamını ilginç kılan Huzur evinde tanıdığı herkes sıra ile ölüyordu..O ise sanki zaman meydan okur gibi dinç ve dingin olmaya başlamıştı. ...Benjamin tuhaf bir şekilde gençleşiyor aslında görünüşü haricinde oldukça gençti.. 60 yaşında gibi görünürken aslında 9 yaşlarındaydı ve kendisinden bir kaç yaş küçük Daisy'e aşık olmuştu.. ''Ona bir kez bakmam yetti çok güzel gülüyordu ve aşık oldum.''

                            
                   Zamanı Hiçe Saymak !                  
  Herşekilde yaşam değişiyordu.O farklıydı biliyordu ama bu çalışmasına engel değildi.. genç yaşında yaşlı görünümünde romörkörde çalışmaya başladı.. daha 17 li yaşlarındaydı bir savaş gördü..Daisy ile buluşmaya çalışsada bu imkansız gibi görünüyordu..Çünkü ondan yaşlı duruyor ve bu kadın oldukça pervasızdı...Ama bu zaman içinde doğaya aykırı olmak hiç kolay değildi.. herkes normalken o farklıydı sürekli gençleşiyordu.. Zaman ile dalga geçiyordu resmen... Ve Dasiy onun tek vazgeçilmezi tek aşkı olarak yıllar sonra karşısına çıktığında artık herşey farklıydı...

Kore Aşığı'nın Sevdikleri


Kore Aşığı bu filmde ağlamadı traji komikdi aslında çok fazlası ile trajik ama beni hiç ağlatmadı..Ama her Trajik film beni veya sizi ağlatacak diye bir durum yok:)...

Bu film bir çok ödülü hak ediyorsa inanın fazlası ile hak ediyor..İlginç bir hikayesi ve harika bir işleyişi var ..Filmlerin birini sarması için özelikkle ben gibiler ilk saniyede film beni etkiledi etkiledi..Yoksaa uhuuuuu:))))

Sezarın hakkı her zaman sezera ! Brad Pitt oyunculuğu ile göz dolduryor.. ve bir alıkşda makyöze gidiyor abi o neydi öyle..Adamı 80 yaşından 17 yaşına kadar bir görün ^^ İnanamayacaksınız o derece..

Filmi çok beğendim harikaydı ..Film için hiç birşey yazmadım aslında hele sonunu hiç yazmadım.. Ahh ne sondu diyesim var ..

Of of bitirdi beni
''Bana baktı o an anladım ki beni tanıdı,sonra uyur gibi gözlerini kapadı'' dedi Daisy

Akılda Kalanlar;

''” Hayatında olan bitene sinirlenebilirsin, küfür edebilirsin, kaderine lanet edebilirsin ama sona geldiğinde; hepsini unutmalısın. “
'Sanki uzun bi ömür yaşamış gibiyim ama hiçbir şey hatırlamıyorum. ''

Öyle bir film öneriyorum ki izlemeyenler heyyy siz! Ne duruyorsunuz hemen açın ve izleyin...Çünkü Kore Aşığı'nın aylar sonra izlediği onca filmden sonra etkilyen tek film.. Bu filmi bana öneren kardeşim gibi sevdiğim Elif'ime de çok teşekkürler....Sizde bana teşekkür edeceksiniz biliyorum:)) Annyyyooooo














                                             

5 yorum:

  1. Yorumum birazcık spoiler içerebilir.:P

    Vizyona girdiğinde gitmeyi çok istediğim ama fırsat bulamadığım bir filmdi. Bir ay kadar önce aklıma geldi internetten izledim ve gerçekten bayıldım. İnsanı düşünmeye sevk ediyor. En beğendiğim replik Daisy'nin kaza geçirdiği sahnedeki "Eğer kadın mantosunu unutmasaydı, taksici kahve molası vermeseydi, taksi fren yapmasaydı..." şeklinde giden replik oldu sanırım. Makyöze de kocaman bir alkış lazım cidden. Şahsen başrolde Brad Pitt'in olduğunu bilmeyen ben, 20-30 yaşlarına gelmeden önce anlayamadım Brad Pitt olduğunu. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle sana katılıyorum canım haklısın..

      Sil
  2. Ben çok uzun zaman önce izlemiştim.Gerçekten mükemmel bir film.
    3 saat gibi bir şey sürüyordu yanlış hatırlamıyorsa ama izlenmeye değer.Evet bencede izlemeyenler hiç durmasın izlesin :)

    http://uzakdogudan.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bloğuna uğramaktan zevk duyacağım kardeşim

      Sil
  3. Sonu en çok etkilemişti beni senin tarzını bildiğimden beğeneceğine emindim bu arada ben o "çok sevdiğim bir arkadaş" oluyorum galiba:) teşekkürler kore aşığı harika bi yazıydı^^

    YanıtlaSil